|seçilenler|siyaset|Ekonomi|ısparta ilçeleri|ıspartaspor|Türkiye|sdu|Sağlık|Teknoloji|Magazin|Video|Kadın|Dünya
 

Üniversitede Ara Düzey Yöneticilerin Çıkmazı

Mahir Elçi nin yazısı

Kategori  Kategori : siyaset
Tarih  Tarih : 26 Ocak 2015 10:19

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto Yazı Boyutu

Üniversitede Ara Düzey Yöneticilerin Çıkmazı
Mahir Elçi
İnsanın başka bir insanı kavraması, dünyası ile sınırlı. Bir insan olarak yönetici de aynı kadere mahkum. Yönetici bir tarz geliştirir ve bu tarz ile herkesi yönetebileceğini düşünür. Yöneticinin geliştireceği tarz da ancak dünyası kadardır.

İlişkilerinde hep bir alış veriş olmuşsa insanın, herkesi öyle zanneder. Kullandığı jargon da o yönde olur. İlişkilerinde ya bir şey ister ve almaya çalışır, ya da kendinden isteneni verip vermeme hesabı yapar. Kapitalizmin oluşturduğu bir travma. Kişinin ideolojisi her ne olursa olsun, zihnini kapitalizme teslim etmişse sonuç değişmez.

Daha kötüsü, zihni kuşatılmış bu insan, herkesin aynı şekilde düşündüğünü zanneder. Başkası kendisine iyilik yapsa, hangi beklentiyle yaptığını hesaplamaya çalışır. Ya da bir iyilik yaparsa, muhatabın karşılığını vereceğini düşünür. Vermezse, yaptığı iyiliği hatırlatma ihtiyacı hisseder.

Basit denklemler kurar zihninde. Buna iyilik yaparsam şöyle davranır. Bunun elinden bazı şeyleri almakla tehdit edersem böyle davranır. Buna şunu verdim, o da bana bunu verir. Vesaire…

Şu anki üniversite yönetimi tam da böyle bir zihniyette. Yönetime yoğun bir talep akışı olur ve hangi talepler yerine getirilmeli sorusu aynı denklemle çözümlenir. Önce güç hesabı yapılır. Yani talebin kaynağı. Bu talep yerine getirilirse ne getirisi olur? Yerine getirilmezse ne götürüsü olur? Gayet sade bir hesaptır. Eğer kaynak endişe duyulacak bir kaynaksa kapılar açılır. Talepler aksatılmamaya çalışılır.

Tabi bir de etkili bir karşılık beklenemeyenler vardır. Bunların talepleri zaten umursanmaz. Bunlara yönelik yapılması gereken boyun eğdirmedir. Orada da gücün çirkin yüzü kullanılır. Eziyet. Şimdilerde mobing diyorlar. Otoriteye boyun eğmeyen kimdir? Yine kaynağa bakılır. Kaynaktan ne zarar gelebilir hesabı yapılır. Eğer etkili bir zarar umulmuyorsa ezilir.

Eziyet, itici bir unsur olduğu için gölgelenmelidir. Burada iyi polis, kötü polis ikilisi iş görür. İyi polis her zaman iyi konuşmakla sorumludur. Talep varsa tamam der. Tamam cevabını almış kişi üç gün sonra talebinin yerine getirilmesi bir yana eziyet görmeye başlar. Tabi ki eziyeti kötü polis yapar. Talebi yerine getirmeyen de zaten kötü polistir. İyi polis rolünü, elbette tepe yönetici üstlenir. Kötü polis ise duruma göre değişir. Ya yardımcıları olur, ya da ara düzey yöneticileri.

Okurlarım kusura bakmasın. Çok kaba hatlarıyla tarif ettim. O kadar çok detay var ki aslında. Mevcut yönetimin mantalitesini, ana hatları ile tarif etmekle yetindim. İlk zamanlarda çoğu kişi tarafından anlaşılamamış, sonra sonra zihinlerde berraklaşmış bir mevzu. Gerçi hala çözememiş olanlar da yok değil. Garip bir şekilde hala yönetimin masum olduğuna inananlar var. İyi niyetle düşünürsek, ikna oluyorlar. Bir başka ihtimal de, tüccar usulü ilişki biçiminden hoşlanıyorlar. Aldıkları hoşlarına gidiyor.

Şimdiye kadar mevcut üst yönetici, icat ettiği kötü polislerle işini gördü. Ya yardımcıları ya da ara düzey yöneticiler operasyonu yapar. Üst yönetim de “haberim yok, demek öyle mi yapmış” der. Hatta yöneticilerine hakaret etmekten beri durmaz. Ama sadece o kadar. Hakaret ettiğini onlar da bilir, hatta bunun gerekli olduğuna inandırılırlar.

Peki bu ara düzey yöneticiler talimatları yerine getirmezse ne olur? Üst yönetim bu durumda ne yapabilir? Aslına bakarsanız ortaya komik bir tablo çıkar. Çünkü hiçbir şey yapamaz. Ara düzey yöneticiler “hayır” demeyi bildiği anda kralın gücü bitmiş demektir.

Şimdilerde yönetim gücünü kaybetmiş durumda. Ara düzey yöneticilerinin çoğu artık kötü polisi oynamak istemiyor. Neden mi? Endişe. Zaman daralıyor ve mevcut yönetim umut vaat etmiyor. Şimdiye kadar eziyet edilenlerin yüksek umutları da onları tedirgin ediyor. Haksızlıkların hesabının sorulacağı endişesi ara düzey yöneticileri ikilemde bırakıyor.

“Aslında kötü olan ben değilim, kötü olan o” diye haykırmak istiyorlar, fakat şimdilik sadece üst yönetime şirin gözükerek direnme gayretindeler. Fazlasını yapamıyorlar çünkü mevcut yöneticinin tekrar atanmasının küçücük bir ihtimali bile bunun için yeterli. Ondaki şiddet kimse de olmaz
 

 

      HABERİ PAYLAŞ Bookmark and Share
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 
 

SON YORUMLANANLAR

     
     
     
     

    SON HABERLER

     

    Kullanım Şartları | Reklam Verin | Künye | RSS | Bize Ulaşın |

    Tüm Hakları Saklıdır & ispartanews.com
     

    isparta haberleri Rss Haber, ısparta haber,ısparta haberler,ısparta news,haber ısparta,ısparta secim,ısparta siyaset,akp aday,haber32,manset32,